Tag-Archive for » büyümek «

Çarşamba, Ekim 20th, 2010 | Author:

Büyümüş hissediyor musunuz kendinizi? Yoksa ben içimdeki çocukla yaşıyorum; bir yanım hep heyecanlı, hep çocuk diyenlerden misiniz? Ben hayatımın hiçbir döneminde büyümüş hissedemedim kendimi ama çocuk gibi de hissedemedim hiç. Çocukluğuma veya gençliğime denk gelen yıllarda öyle büyük sorumluluklarım olmadı, ağır yükler altında iki büklüm olmadım ama o çocuksu heyecanları da duymadım hiç. Çok çok çok sevindiğim, çok mutlu olduğum anlar oldu ama hiç coşkuyla havalara zıplamadım. Bunun pek fazla bir kötü yanı yok, çizdiğiniz gerçekle alâkası olmayan, zor memnun edilen insan imajı dışında.
Evet içimdeki çocuk, çocuksu yanım gibi duygularım olmadı hiç ama büyümüş de hissetmedim hiçbir zaman. Aynaya bakıyorum sıkça, göz kenarlarım, çizgiler ne durumda diye; var biraz ama hâlâ idare eder gibi. Dikkati çeken vahim bir durum yok. Beyazlar var saçımda bolca ama o da çaresiz bir durum değil, dert etmeye değmez. Fiziksel olarak henüz bariz işaretler yok, şanslıyım.
Büyümüş ve belki de yaşlanmış gibi hissettiğim istisnai anlar da olmadı değil. Çok garipsedim aslında kendimi ama çok da hoşuma gitti bu anlar. 2004 ilkbaharında, bir arkadaşımızın nikâhındaydık. İmza faslında tuhaf bir şekilde gözlerim doldu, çok huzurlu geldi o an. Yaşlanma alâmeti galiba bu hissettiğim dedim ama bundan da mutluluk duydum dünyanın en duygusuz insanlarından biri olarak. Sonra da unuttum gitti açıkçası.

Bu gece de yine benzer bir sürpriz varmış beni bekleyen. Bir cumartesi gecesi; yaklaşık iki saat önce, 23:00 civarı sahil trafiğindeki yoğunluk yüzünden gideceğimiz yolun bir kısmını yürümek zorunda kaldık ama bu keyfimizi kaçırmadı. Eşim ve oğlumla daha önce geçmediğimiz bir sokağa girdik. Yüksek bir müzik sesi vardı sokakta. Birileri eğleniyor herhalde dedik biraz da sesin şiddetini yadırgayarak, haksız ve yanlış bularak. Birkaç adım sonra bir bahçede çalan türkülere eşlik eden, oynayan şık giyimli bir kalabalık gördük. Büyük olasılıkla bir kına gecesiydi. Oğlum “biz de katılalım mı onlara” dedi. Onun bu talebi, bunu doğal ve olabilir bulması hoşumuza gitti ama reddettik tabii ki. “Gitsek n’olur ki, hoşgeldiniz deyip, buyur ederler her halde” diye konuştuk ona duyurmamaya çalışarak. Sonra yolumuza devam ettik. Belki oğlumun tepkisinin de etkisiyle, kına gecesi olduğunu varsaydığımız eğlence çok alışık olmadığım bir mutluluk verdi bana anlık da olsa. Bir kez daha büyümüş hissettim kendimi ama o da bir anlıkmış çabucak döndüm eski halime.
24 Ağustos 2008